YAŞAM TARZI

Duygusal Yemeye Sebep: 4 Temel Duygu

10.08.2023
Duygusal Yemeye Sebep: 4 Temel Duygu
Duygusal Yemeye Sebep: 4 Temel Duygu

Kendinizi sık sık buzdolabına boş bir bakış atıp sürekli yiyecek mırıldanırken mi buluyorsunuz? Fiziksel olarak aç olmadığınız halde zor durumlarla başa çıkmak için yemek arayışına mı giriyorsunuz? Yalnız değilsiniz!

Hepimizin zaman zaman üzüldüğü sinirlendiği veya güvensiz hissettiği zamanlar vardır. Bazen hayat koşulları veya kişisel seçimlerimiz hayatımızın dengeli devam etmesini zorlaştırabilir. Aslında tek problem, duygularla şimdi mi yoksa sonra mı baş etmeyi seçtiğinizdir.

Bazılarımız güçlü duygular karşısında daha az yerken, diğerlerimiz ise dürtüsel olarak aşırı yemeyi arzulayabiliyor. Yemekten keyif almak yerine aradığın şey, yemeğin hayatına neşe katmasını istemekse; bazen çok sevdiğimiz bazen de pek de tadını beğenmediğimiz bir yiyeceği dakikalar içerisinde ard arda lokmalar atarak yutabiliyoruz. Bu yiyecekler hazırlama süresini dahi bekleyemediğimiz paketli ya da direkt tüketilebilecek yiyecekler olabiliyor.

Duygusal sorunlarınızı göz ardı ettiğiniz sürece, yeme isteği de sürekli peşinizden gelecektir.

 Duygularınızı inkar etmek, bu duyguları daha da güçlendirir ve patlayacak bir yer ararlar. Sonra da düşen modumuz ve depresif ruh halimiz kendisini aşırı yeme olarak dışa vurabilir. Üzgün hissettiğinizde bir paket cipsle teselli bulmaya çalıştığımız zamanları hatırlar mısınız? Kendimize karşı dürüst olabilsek ve duygularımızla yüzleşebilsek, yemeklerle baş etmek ne kadar kolay olurdu değil mi?

Keşke...

Girdiğimiz bu girdaptan çıkmanın zor olması; yiyeceklerin dopamin ve serotonin gibi hormonların salınımını uyararak ruh halimizi kolayca etkileyebiliyor olmasıdır.

Serotonin hormonu daha çok mutluluk hali, dikkat, odaklanma ve sakinlik ile ilişkiliyken; dopamin ise ödül-ceza algısından ve motivasyondan sorumludur. Dopamin ile serotoninin diğer bir ortak noktası ise her ikisinin de duygu-durum değişikliklerinde beynin işleyiş tarzını değiştirmesidir.

Yiyecekler mutlu hissettirebilir veya baş etmesi imkansız görünen duygulardan uzaklaştırarak dikkat dağıtıcı görev üstlenebilir. Ayrıca bu durum alışkanlık haline de dönüşebilir ve bir süre sonra fark edemediğimiz otomatik tepkiler haline gelerek işin içinden çıkılmaz hale getirebilir.

Yeme istekleriyle bağlantılı duygular aşağıdakiler gibi olabilir

  • Stres, gerilim, bunalım korku ya da sabırsızlık
  • Depresyon
  • Can sıkıntısı
  • Yorgunluk ve halsizlik
  • Eğlenme ve dinlenme ihtiyacı
  • Sevgi, ilgi, şefkat açlığı
  • Duygusal yakınlık arzusu
  • Öfke, kırgınlık, hoşnutsuzluk ya da hayal kırıklığı
  • Boşluk hissi, güvensizlik

Duygularımızı farklı kelimelerle ifade edebilsek de aslında hepsi 4 temel duyguya işaret eder.

DUYGUSAL YEMEYE SEBEP: 4 TEMEL DUYGU

  1. KORKU: Genel korkular, özgüvensizlik, diken üstünde hissetmek, terk edilme korkuları, varoluşsal korkular gibi...

  2. ÖFKE: Başkasına karşı, adaletsizliğe karşı, kendine karşı öfkelenmek; kullanılmış hissetmek gibi...

  3. GERİLME: Stres, hüsran, hayal kırıklığı, kıskançlık, sabırsızlık veya yaptığın işten keyif almayarak çalışmak gibi...

  4. UTANÇ: Kendini suçlamak, özsaygının azalması, kendinden nefret etmek, kendi yeteneklerine güvenmemek, başkalarının sizi sevmeyeceğini sanmak, diğerlerinden daha zayıf hissetmek, iyiyi hak etmediğini düşünmek gibi...

Bu duygularla hareket edip, kendinizi yargılamak yerine kendinize şu soruları sorun:

‘’Beni bu kadar kızdıran ve hüsrana uğratan nedir?’’

‘’Neden aniden kendimi mutfakta buldum?’’

‘’Öfkemi kendimden mi çıkarıyorum?’’

Problemi dürüstçe kabullenmek farkındalığınızı arttırarak, olayın pek de yemekle ilgili olmadığını görebilmenizi ve çözümmüşçesine sıkı sıkıya sarıldığınız yeme dürtünüzü azaltmaya, sizi bir adım daha yaklaştırabilir.

‘’Önleyemediğim yeme isteğimin altındaki duygu işte budur!’’

diyebilmek...

Dürüstçe ve olgunlukla konuyu ele alabilmeye artık bir adım daha yakınsın!

PAYLAŞ